FETRET DEVRİ
Fetret devri, Fetret çağı; Yüce Allah'ın gönderdiği Peygamberlerden iki Peygamber arasındaki -İsâ Aleyhisselâmla Muhammed Aleyhisselâm arasında olduğu gibi- Peygamberliğin, kesintiye uğradığı, Peygambersiz zaman, durgunluk zamanı demektir.
Rivayete göre: İsâ Aleyhisselâmla Muhammed Aleyhisselâm arasındaki Fetret müddeti, altı yüz yıldır.
Kur'ân-ı kerim'de, Fetret devri ile ilgili âyette şöyle buyrulur:
"Ey Ehl-i kitap! Peygamberlerin arası kesildiği bir zamanda, gerçekleri apaçık söyleyip duran Resulümüz (Muhammed) gelmiştir, ki, bize, ne (Cennetle) bir Müj-deleyici, ne de, (Cehennemle) bir Uyarıcı gelmedi! demeyesiniz diye, İşte, size, hem bir Müjdeci, hem bir Uyarıcı gelmiştir.
Allah, her şeye hakkıyle kadirdir."
Eshâb-ı kiramdan Ebû Hüreyre'nin rivayet ettiği bir Hadîs-i şerife göre: Muhammed Aleyhisselâm:
"Ben, dünyada da, Âhirette de, Meryem oğlu İsa'nın en yakınıyım!" buyurunca, Eshab:
"Nasıl yâ resûlallâh?" diye sordular. Muhammed Aleyhisselâm da: "Peygamberler, Baba bir kardeştirler.
Anneleri, muhteliftir. Fakat, dinleri birdir.
Benim aramla, O'nun arasında, yâni, benimle İsâ Aleyhiselâm arasında Peygamber yoktur!" buyurmuşlardır.
Fetret devri halkından olup ta, Peygamberimizi, çocukluğunda görüp kendisinin Peygamber olacağına inanan Hristiyan Rahiplerinden Bahîra gibi veya gelmesi beklenen Peygamberimize kavuşmak ve bağlanmak arzusu ile Şamdan Medine'ye gelip yerleşen Yahudi Bilginlerinden İbn Heyyiban gibi, ya da, putlardan ayrılmakla kalmayıp Yahudilerin, Hıristiyanların ve bütün milletlerin dinlerine girmekten de, kaçınarak İbrahim Aleyhisselâmın Hanîf ve Tevhid dini olan dinini aramaktan geri durmayan ve "Ben, İbrahim'in Rabbına ibadet ederim." "Ey Allah! Ben, Sana, nasıl ibadet edilmesini istediğini bilseydim, Sana, öyle ibadet ederdim!" diyen Zeyd b.Amr, b.Nüfeyl gibi, Peygamberimizin Peygamberlik devrine erişmeden ölenler, Yüce Allah tarafından yarlıganır ve Cennet'e girerlerdir.
Nitekim, Zeyd b.Amr'ın oğlu Eshab-ı kiramdan Saîd b.Zeyd: "Yâ Resûlallâh! Babam, gördüğün, işittiğin gibi idi. Senin Peygamberlik devrine erişemedi. Eğer, erişmiş olsayldı, Sana iman eder, bağlanırdı.
Onun yarlıganmasını, Allâh'dan dile!" demiş, Peygamberimiz Aleyhisselâm da "Olur! Onun için Allâh'dan mağfiret dileyeyim!
Çünkü, o, Kıyamet gününde, tek başına bir ümmet olarak ba's olunacaktır. Allah, onu, yarlıgasın, ona, rahmet etsin!
Çünkü, o, İbrahimin dini üzerinde ölmüştür.
"Cennet'e girdiğimde, Zeyd b. Amr, b.Nüfeyl'e aid iki ulu ağaç görmüşümdür."
"Onu, Cennet'te, eteklerini sürür bir halde gezer görmüşümdür!" buyurmuştur.