|
Yönetici tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 12 Mayıs 2008 22:46 |
Maslahat-ı Mürsele: Hükmün kendisine bağlanması ve üzerine hüküm bina edilmesi, insanlara bir fayda sağlayan veya onlardan bir zararı gideren, fakat muteber veya geçersiz sayıldığına dair belirli bir delil bulunmayan manaya "maslahatı mürsele" denir. İslâm uleması ibadetlerde mesâlihi mürsele ile amel edilemeyeceği hususunda ittifak etmişlerdir. Muamelât konusunda ise delil olup olmaması hususu ihtilâflıdır. Hanefîler ve Şafiîler nazariyatta mürsel maslahatı bir delil olarak kabul etmemelerine rağmen, fıkıh kitaplarında maslahat esasına dayanan ictihadların bulunduğu görülmektedir. Malikî ve Hanbelîler ise mesâlih-i mürsele'yi müstakil bir delil olarak kabul etmektedirler. Bunun yanısıra Gazzalî ve Beyzâvî gibi bazı âlimler zarurî, kat'î ve küllî olması şartıyla maslahat-ı mürsele'yi hüccet olarak kabul ederler. Malikî ve Hanbelîler de hakkında nas bulunmayan meselelerde mesâlih-i mürsele'nin müstakil bir delil olabilmesi için, maslahatın şer'î bir delile aykırı olmamasını kat'î olmasını ve küllî (umumî) olmasını şart koşmaktadırlar.
Zekiyüddin Şaban, İslâm Hukuk İlminin Esasları, Trc. İ. Kâfi Dönmez, Ankara 1990, s. 149-151; F. Atar, Fıkıh Usulü, İstanbul 1988, s. 80-81. F. Atar, a.g.e., s. 82-85; Saffet Köse, Şamil İslam Ansiklopedisi: 4/67.
|