üye girişi



Banner

ESMA BİNT UMEYS [R. ANHÂ) PDF Yazdır e-Posta
Yönetici tarafından yazıldı   
Çarşamba, 03 Eylül 2008 15:31

 

ESMA BİNT UMEYS [R. ANHÂ)

«Umeys'in Kızı Esma (R. Anhâ)»

 

    Habeşistan'a ve Medine'ye olmak üzere iki hic­retlerinden dolayı, Rasûlullah'ın övgüsüne mazhar olan iki hicret sahibi kadınlardandır...

 

    Kendisi ve kocası Ca'fer İbn Ebî Talib, Peygamber (S.A.V), el-Erkam İbn Ebi'l-Erkam el-Mahzumî'nin evine girmeden müslüman ol­muşlardır. Kureyş efendilerinin Peygamber'e tabî olanlara işkence ve zulümleri artınca Esma Bint Umeys'le Ca'fer Habeşistan'a yapılan ikin­ci hicrete katılmışlardır. Esma Habeşistan'da Ca'fer'e, Abdullah, Avn ve Muhammed'i vermiştir..

 

    Daha sonra Rasûlullah (S.A.V) Amr İbn Umeyye ed-Damrî'yi Habeşistan'da bulunan muhacirleri göndermesi için Necaşî'ye göndermiştir.. Onlar elli iki kişiydiler. Bir gemiye binip Rasûlullah'ın yanına  Medine'ye gelip ona sürpriz yaptılar. O sırada Hayber fethedilmişti. Rasûlullah onların gelişine sevinip şöyle de­mişti:

 

  Hayber'in fethine mi, yoksa Ca'fer'in gelişine mi hangisine se­vineyim bilemiyorum?

 

    Rasûlullah (S.A.V) Hayber ganimetlerinden hisse verdi. Hayber'in fethinde bulunmayan kimselere hiçbir şey vermedi. Ancak yanlarında Habeşistan muhacirlerinin bindiği gemideki kimseler bulunanlara ver­di. Bazı kimseler onlara (gemidekilere) :

 

  Biz, sizden önce hicret ettik, derlerdi.

 

    Esma Bint Umeys Rasûlullah'ın hanımı Hafsa Bint Ömer'in yanına girdi. Yanlarına Ömer İbnu'l-Hattab da geldi ve :

 

—Bu kim? diye sordu. Hafsa :

 

—Bu Esma Bint Umeys'tir, dedi. Ömer İbnu'l-Hattab :

 

— Ha şu deniz yoluyla gelen Habeşistanlı mı? dedi. Esma Bint Umeys :

 

—Evet, dedi. Ömer İbnu'l-Hattab :

 

—Hicrette, biz sizden önceyiz. Rasûlullah'a biz sizden daha ya­kınız, dedi.

 

Esma Bint Umeys kızıp :

 

  Hayır, vallahi. Siz açlarınızı doyuran Rasûlullah'la S.A.V) bera­berdiniz. Bizse, uzak bir yerde, Habeşistan'daydık. Bunu Allah ve Rasûlü için yapmıştık. Allah'a yemin ederim ki, söylediğini Rasûlullah'a aktarıncaya kadar, ne yemek yiyeceğim ne de su içeceğim. Bize eziyet ediliyor ve biz korku içindeydik. Bunu Rasûlullah'a söyleyeceğim ve ona soracağım. Vallahi, ne yalan söyleyeceğim, ne değişik söyliyeceğim, ne de buna bir ilâvede bulunacağım, dedi.

 

Peygamber S.A.V) gelince Esma Bint Umeys :

 

  Ya Rasûlullah! Ömer şöyle şöyle dedi, diye anlattı. Peygamber (S.A.V) :

 

  Bana sizden daha yakını yoktur. Onun arkadaşlarının bir hicreti vardır. Ey gemi yolcuları! Sizinse iki hicretiniz vardır, buyurdu.

 

    Esma Bint Umeys şöyle anlatır:

 

    «Ebû Musa el-Eş'arî'yle gemi yolcularının bu hadisi bana sor­mak üzere grup grup geldiklerini gördüğümde, Rasûlullah'ın söyledi­ğinden, daha çok sevindirici ve gönüllerinde daha yüce dünyalık birşey yoktu.Zilkade ayı gelince Peygamber (S.A.V) Hudeybiye'de Kureyş müş­riklerinin yapmaktan alıkoydukları  umrelerini kaza etmeye ve  Hayber'de şehit edilen veya ölenler mütesna Hudeybiye'de bulunanlardan hiçbir kimsenin geride kalmamasını emretti.

 

    Ca'fer İbn Ebî Talib'le gemi yolcuları Rasûlullah'la (S.A.V) birlikte yola çıktılar. Onlar bin kişiydiler. Rasûlullah (S.A.V) umre yapıp Abtah'da kendisi için kurulan çadı­rına dönünce Berre Bintu'l-Haris'in  (Esma Bint Umeys'in ana bir kız kardeşi) kendisini Peygamber'e (S.A.V) bağışladığını öğrendi. Ca'fer İbn Ebî Talib'i ona dünür olmaya gönderdi.. Rasûlüllah (S.A.V)

 

 

 

 diktan sonra ismini Meymûne yaptı.»

 

    Rasûlullah (S.A.V) Mekke'den çıktı. Amcası Hz. Hamza'nın kızı Umârâ :

 

— Amca, amca! diyerek peşinden geldi. Hz. Ali, Peygamber'e (S.A.V):

 

  Amcamızın kızını müşriklerin arasında yetim olarak niye bıra­kıyoruz? dedi.

 

    Rasûlullah (S.A.V) onun çıkarılmasına engel olmadı. Hz. Ali onun elini tutup hanımı Rasûlullah'ın kızı Fâtıma'ya:

 

  Amcanın kızını al, dedi.

 

    Hz. Ali onu götürdü. Hz. Ali, Zeyd İbn Harise ve Ca'fer Ibn Ebî Taiib Umârâ için tartışmaya başladıllar.. Hamza'nın vasisi olan Zeyd İbn Harise konuşmaya başladı. Rasûlüllah {S.A.V) hicretten önce Mek­ke'de muhacirleri birbirleriyle kardeş yaptığında Zeyd'le Hamza'yı kar­deş yapmıştı, Zeyd şöyle dedi :

 

  Ben, kardeşimin kızı olarak onunla ilgilenmeye daha çok hak sahibiyim..

 

Ca'fer İbn Ebî Talib bunu duyunca :

 

  Teyze anne demektir (Selmâ Bint Umeys Hamza İbn Abdilmuttalib'in nikâhlısıydı). Benim hanımım olan Esma Bint Umeys'in teyziyle ilgilenmek daha çok benim hakkımdır, dedi.

 

Hz. Âli:

 

  Bakıyorum da amcamın kızı için aranızda tartışıyorsunuz. Onu müşriklerin arasından çıkaran benim. Onunla ilgili bir tartışma yapma­nıza gerek yok. Onunla ilgilenmeye ben sizden daha çok hak sahibi­yim, dedi.

 

Peygamber (S.A.V) şöyle buyurdu :

 

— Ben aranızda hakemlik yapıyorum.. Zeyd! Sen, Allah ve Rasûlü'nün dostusun. Ca'fer! Sen de huy ve yaratılış bakımından bana ben­zersin. Ca'fer! Sen hanımının teyzesiyle ilgilenmeye daha çok hak sa­hibisin. Günkü kadın teyze ve halasının üzerine nikahlanmaz.

 

Böylece onunla Ca'fer İbn Ebî Talib'in ilgilenmesi hükmünü verdi.

 

    Esma Bint Umeys cesedin (yani kadın cesedinin) tabuta konul­ması konusunda ilk bilgi veren kimsedir. O, Habeşistan'da hıristiyanların cesedi nasıl taşıdıklarını görmüştü.Onun enişteleri en iyi kimselerdi. Peygamber (S.A.V) onun eniştelerindendi. (Kızkardeşi Meymûne Bintu'l-Haris'le evlenmişti! Amca­sı Hz. Hamza kızkardeşi Selmâ Bint Umeys'le evlenmişti. Amcası Hz. Abbas kızkardeşi büyük Lubâbe UmmıTI-FazI'la evlenmişti ve... daha başka enişteleri vardı. Çünkü Esmâ'nın dokuz (bir rivayete göre) on kızkardeşi vardı.

 

    Ca'fer İbn Ebî Talib, Zeyd İbn Harise ve Abdullah İbn Ravâha Bi­zanslılarla yapılan Mûte savaşında müslüman ordusunun komutanla­rıydılar..

 

    Esma Bint Umeys anlatır:

   

    Ca'fer'le arkadaşlarının öldüğü sabah Rasülüllah (S.A.V) bana geldi. O gün, kırk tane deriyi temizledim. Hamur yoğurdum. Çocukla­rımı alıp yüzlerini yıkadım ve kokular sürdüm. Rasülullah yanıma girip:

 

—Esma! Ca'fer'in çocukları nerede? dedi.

 

Çocukları Rasûlüllah'a getirdim. Onları kucaklayıp öptü ve kokladı. Daha sonra gözlerinden yaş aktı ve ağladı..

 

Esma Bint Umeys :

 

—'Ya Rasûlullah! Yoksa Ca'fer hakkında sana bir haber mi geldi?

 

Rasûlüllah (S.A.V) :

 

— Evet, Ca'fer bugün şehîd edildi, dedi.

 

Feryat ederek ayağa kalktım, Kadınlar yanıma toplandılar. Rasûlullah (S.A.V) şöyle demeye başladı:

 

—Esma! Düşünmeden saçma sapan sözler söyleme! Göğsüne de vurma!

 

Rasûlüllah (S.A.V) :

 

  Vay amcama! diyerek ağlayan kızı Fâtıına'nın yanına girdi.

 

Rasûlüllah :

 

  Sen ağıtçı olarak Cafer üzerine, Cafer gibisine ağla Daha sonra Rasûlullah şöyle buyurdu :

 

  Ca'fer'in ailesi için yemek yapın. Onlar bugün yemek yapa­mazlar.

 

Rasûlüllah (S.A.V) Esma Bint Umeys'e :

 

—Üç gün yemek kabul et ondan sonra dilediğini yap, buyurdu.

 

     Rasûlullah (S.A.V) Esma Bint Umeys'î Humeyn'de Hz. Ebû Bekr es-Sıddîk'la evlendirdi. Esma Bint Umeys Veda Haccı'nda bulunmak üzere Peygamber'in hanımlarıyla birlikte çıktı. Zulhuleyfi de Esmâ'nın Muhammed İbn Ebî Bekr'i dünyaya getirme sancısı tuttu. Hz. Ebû Bekr onu geri göndermek istedi. Peygamber'e (S.A.V) sordu. O da:

 

— Ona gusül abdesti almasını sonra da ihrama girmesini söyle, dedi.

 

    Muhammed İbn Ebî Bekr'î el-Beydâ'da dünyaya getirdi. Rasûlullah'a haber gönderip ne yapması gerektiğini sordu. Rasûlüllah bir el­bise bulup gusül abdesti almasını ve tehlîl  [1][1]  getirmesini emretti.

 

    Rasûlullah'ın halîfesi Hz. Ebû Bekr'in ölümü yaklaşınca kendisini hanımı Esma Bint Umeys'in yıkamasını vasiyet etti.

 

    Hz. Ali Esma Bint Umeys'le evlendi. Hz. Ali'yle olan evliliğinden de Yahya'yı doğurdu...

 

    Esma Bint Umeys'e Hz. Ali ile Rasûlullah'ın kızı Fâtima'nin evli­likleri soruldu. Esma şöyle anlattı:

 

  Rasûlullah (S.A.V) Hz. Fâtıma'yı Hz. Ali'ye verdiğinde Hz. Ali gerdeğe girdi. Kadınlar onu daha iyi görebilmek için atıldılar. Kadınlar­la Rasûlullah arasında bir engel vardı. Esma Bint Umeys geride kaldı. Rasûlullah şöyle dedi: Yerinde dur. Yavaş ol, sen kimsin? Esma:

 

    Ben kızını bekleyen kadınım. Kızın evlendiği gece, yakını olan bir kadına ihtiyacı vardır. Eğer onun bir ihtiyacı olur veya birşey isterse, bunu o kadına bildirir. Peygamber [S.A.V) : İlâhımdan seni, önünden, arkan­dan, sağından ve solundan gelecek olan taşlanmış şeytandan koruma­sını diliyorum, dedi.

 

    Esma  Bint  Umeys'in  oğullan  Muha'mmed  İbn  Ca'fer'le Muham­mesi İbn Ebi Bekr birbirlerine :

 

  Ben senden daha üstünüm. Çünkü benim babam senin baban­dan daha iyidir, diyerek övündüler.

 

Hz. Ali Esma Bint Umeys'e :

 

  Aralarında hükmünü ver, dedi.

 

Esma Bint Umeys, Muhammed İbn Ca'fer İbn Ebî Talib'e :

 

  Yavrum! Araplar arasında  senin  babandan daha  iyi bir genç görmedim, dedim.

 

Sonra Muhammed İbn Ebî Bekr'e dönüp :

 

— Yavrum!  Araplar arasında  senin  babandan  daha  olgun orta yaşta birisini görmedim, diye cevap verdi.

 

Hz. Ali O'na :

 

  Bize birşey bırakmadın. Zaten bundan başka birşey söyleseydin sana kızardım, dedi.

 

Esma Bint Umeys :

 

    —Vallahi, sen o üç iyi kişinin en güzelisin, dedi.

 

    Mü'minlerin emîri Hz. Ali halîfe olunca Muhammed İbn Bekr'

 

 

 

Uvlı-sır'a vali yaptı. Esma Bint Umeys'e, oğlu Muhammed'in öldürüldüğü haberi gelince, kalkıp mescide (evinde mescid vardı) gitti. İçindeki ki­ni dışarı çıkarmadı, ama göğüslerinden kan geldi.

 

    Esma Bint Umeys Peygamber'den (S.A.V) hadis rivayet etmişti Ondan da oğlu Abdullah İbn Ca'fer, torunu el-Kasim İbn Muhammed İbn Ebî Bekr, Abdullah İbn Abbas (kızkardeşi Lubâbe Bintu'l-Harîs'in oğlu), yine kız torunu Ummu Avf Bint Muhammed İbn Cafer, Saîd İb-nu'l-Museyyeb, Urve İbnu'z-Zubeyr ve başkaları hadis rivayet etmiş­lerdir. [2][2]

 




 


[1][1] Tehlîli «lâ üöhe illallah» sözünü söylemek.
[2][2] Abdulaziz eş-Şennavi, Sahabe Hayatından Tablolar (Hanım Sahabiler), Uysal Kitabevi: 339-345.
Son Güncelleme: Cumartesi, 20 Eylül 2008 14:28