|
Anlatan, Ebu Vakkas oğlu Sa'd'dır... Çarpışmanın çok şiddetlendiği bir andı.Yanı başımda Cahş oğluAbdullahı gördüm.Elimden tuttu,beni kaynın ardına çekti.Heyecanlıydı: _''Sad'' dedi '' şimdi sen dua et ben amin diyeyim sonra ben dua edeyim sen amin de'' _''peki'' dedim sonra ellerimi açtım _''Rabbim''dedim''şimdi benim karşıma azılı bie düşman çıkar, onunla çarpışayım önce buğünün hakkını vereyim sonrada onu tepeleyeyim ve meydandan, Sevgili'nin önünden gazilik rütbesiyle ayrılayım.'' Cahş oğlu abdullah, gözleri kapalı,elleri açık,vecd içinde : _''amin'' dedi Sonra gözlerini açtı, uzaklara dikti.Belli ki Uhud'un çok ötesine bakıyordu.: _''ALLAH'ım'' dedi inlercesine...''Benimde önüme dağ gibi bir putperest çıkar, bende onunla önce kıyasıya dövüşeyim, bende önce bugünün, bu yerin, bu sınavınhakkını vereyim.Sonra o kafir beni şehid etsin.Sonra da bana ''müsle'' yapsın...Gözlerimi oysun, kulaklarımı, burnumu, dudaklarımı kessin ve başım kanlar içinde topraklara bulansın, sonra o halimle Senin huzuruna geleyim,Sen bana sor:''Abdullah!Gözlerini, burnunu, kulaklarını,dudağını ne yaptın?'' bende diyeyim ki''ALLAH'ım ben kendileri ile Sana karşı çok isyan ettiğim, çok günahlar işlediğimo şeyleri Senin Sevgili'nin huzurunda ve O'nu koruma uğrunda Uhud çölüne döktüm ve Sana da böylece geldim.'' İçimden bu duaya amin demek gelmemişti ama söz vermiştik, ben de : _amin dedim Sonra kılıçlarımızı çektik.O kavgaya bir daha karıştık.Akşam şi bittiğinde ben istediğimden de azılı bir kafiri tepelemiş bir gaziydim.Alacakarnlıkta Uhud sahrasında Abdullah'ı aradım.Bir yerde buldum.Ama tam istediği gibi KULAKLARI GÖZLERİ BURNU VE DUDAĞI EKSİKTİ.Ve tamda istediği gibi KANLAR İÇİNDE MÜBAREK BİR BAŞ UHUD TOPRAĞINA BULANMIŞ YATIYORDU...Göremedim ama zannettim; dudakları, gözleri olsa gülüyor olurdu...Duyamadım ama hissettim...Rabbi ona sormuş, o da cevap veriyordu.: _ALLAH'ım!Ben Sana karşı çok isyan ettiğim, çok günahlar işlediğim....''
|